SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK

DOĞAYLA BİRLİKTE ÜRETİYORUZ

BAŞLIK: ÇEVRE YÖNETİM SİSTEMİ

ALT BAŞLIK: DOĞAYLA BİRLİKTE ÜRETİYORUZ

Dünya, iklim değişikliğinden kaynaklanan zorluklarla ve geleneksel enerji kaynaklarının tükenmesi sonucu yüzleşmesi gereken enerji kıtlığı ile boğuşurken, sürdürülebilir ve yenilenebilir enerji çözümlerine olan ihtiyaç her zamankinden daha acil hale geldi. Bu ihtiyacın karşılanmasında ise en adil yaklaşım, doğa ile birlikte, onun eşliğinde ve tükenmez kaynaklarından en verimli şekilde faydalanarak enerji üretmek…

Biz Galata Wind olarak, doğayla uyumlu sistemlerin ve doğal kaynakların gücünden yararlanarak hem ekolojik açıdan sorumlu hem de ekonomik açıdan uygulanabilir bir enerji yönetim sisteminin yolunu açabileceğimize inanıyoruz.

Rüzgâr Enerjisi: Doğanın Gücünü Yakalamak

Yüzyıllardır kullanılan rüzgâr enerjisi modern dünyada teknolojik gelişmeler nedeniyle artık her zamankinden çok daha yaygın biçimde karşımıza çıkmaktadır. Rüzgâr enerjisi üretimin ardındaki düşünce son derece basit bir mantığa dayanır. Türbinler rüzgârdan kinetik enerjiyi alır ve bu enerjiyi elektriğe dönüştürür. Günümüzde rüzgâr türbinleri daha verimli hale gelmekte ve santraller daha fazla enerji üreterek daha geniş bir alana ürettikleri enerjiyi ulaştırabilmektedir. Daha büyük rotor çapları ve daha yüksek türbin kuleleri gibi üretim teknolojilerindeki gelişmeler, enerji üretimini önemli ölçüde iyileştirmiştir. Kıyılarda ve hatta açık denizlerde bulunan rüzgâr çiftlikleri, bu bölgelerdeki tutarlı ve daha güçlü rüzgarlar nedeniyle inanılmaz bir enerji üretme potansiyeli sunmaktadır.

Rüzgârın yenilenebilir ve doğal bir kaynak olması nedeniyle enerji üretiminde çok sayıda avantaj sağlar. Örneğin rüzgâr türbinleri çalışırken neredeyse sıfır karbon emisyonu üretir, su kullanımı yoktur ve geleneksel güç kaynaklarına kıyasla düşük karbon ayak izine sahiptir. Bunun yanında yeni nesil bir enerji üretim teknolojisi olarak kurulum, üretim, dağıtım ve bakım süreçlerinde yeni istihdam olanakları yaratmakta ve döngüsel yeşil ekonomiyi desteklemektedir.

Güneş Enerjisi: Ehlileşen Yakıcı Enerji

Güneşin farklı frekanslarda elektromanyetik dalgalar şeklinde aldığı enerji akışı olan güneş radyasyonundan elde edilen güneş enerjisi, temiz ve bolca bulunan doğal bir güç kaynağı olarak büyük bir potansiyele sahiptir. Fotovoltaik (PV) hücrelerden oluşan güneş panelleri, güneş ışığını fotovoltaik etkiyle doğrudan elektriğe dönüştürmektedir. Güneş panellerinin yaygın olarak kullanımı, panel üretiminde maliyetlerin azalması, daha verimli süreçlerin tanımlanması ve teknolojik gelişmeler nedeniyle son yıllarda giderek artmaktadır.

Güneş enerjisinin en dikkat çekici yönlerinden birisi de ölçeklenebilir ve çok yönlü kullanım olanağı tanıyan bir enerji türü olmasıdır. Bireysel çatı kurulumlarından dönümlerce araziyi kaplayan güneş enerjisi çiftliklerine kadar farklı ihtiyaçları karşılayacak boyutlarda güneş enerjisi üretimi mümkündür. Bunun yanında güneş panellerinin binalara, hatta araçlara dahi uygulanabilir olması sürdürülebilir ve temiz enerji üretimi için yeni olanaklar sunmaktadır.

Güneş enerjisi sadece fosil yakıtlara bağımlılığımızı azaltmakla kalmamakta, aynı zamanda hava kirliliğinden karbon emisyonlarının azaltılmasına kadar pek çok çevresel konuda da insanlığa destek olmaktadır. Güneş enerjisi sistemleri diğer sistemlere göre daha az bakım gerektirmektedir. Uzun ömürlü ve doğa dostu olan güneş enerjisi santralleri, yerleşim yerlerine çok uzak bölgelerde elektrik üretebilmektedir. Enerjiye erişimi kısıtlı ve güç olan korunmasız toplumlarda enerjiye erişimi kolaylaştırabilen güneş santralleri kırsal kalkınmaya da önemli ölçüde katkı sağlamaktadır.

Sinerji Yaratmak: İkisi Bir Arada Hibrit Santraller

Rüzgâr ve güneş enerjisi sistemleri fosil yakıtlardan enerji üreten sistemlere göre benzersiz avantajlar sunarken her iki güce de sürekli erişememek üretimde önemli sorunlara neden olabilmektedir. Çünkü güneş her zaman açıkta ve parlak değildir, rüzgâr ise aynı hızda esmez. Ancak rüzgâr ve güneş enerjisini bir arada kullanmanın yollarını arayarak daha güvenilir, dengeli ve kesintisiz bir yenilenebilir enerji alt yapısı kurabiliriz.

Rüzgâr ve güneşin birbirini tamamlayan doğası daha tutarlı ve öngörülebilir bir enerji üretimi planlamamıza yardımcı olmaktadır. Rüzgâr türbinleri genellikle güneş enerjisi üretiminin düşük olduğu kış aylarında daha fazla elektrik üretmektedir. Güneş panelleri ise yaz aylarında üretimde öne çıkmaktadır. Her iki kaynağın bir arada kullanıldığı Hibrit Santraller ise enerji üretimini daha dengeli ve istikrarlı kılacak önemli çözümler olarak karşımıza çıkmaktadır.

Enerjiyi Depolamak: Kaynağın Kesintili Olmasına Üretilen Çözümler

Yenilenebilir enerji kaynaklarından rüzgâr ve güneşin sürekliliğiyle ilgili yaşanan sorunların en akılcı çözümü depolama teknolojileridir. Piller, hava depolamalı sistemler ve diğer yenilikçi çözümler üretimin yoğun olduğu dönemlerde fazla enerjiyi depolayabilir ve düşük üretim dönemlerinde ise depolanan enerjiyi sisteme vererek kesintisiz enerjiye ulaşmamıza olanak sağlayabilir. Enerji depolama sistemleri rüzgâr ve güneş santralleri tarafından üretilen enerjinin mevcut elektrik şebekelerine entegrasyonunu kolaylaştırmaktadır.

Yatırım Politikası ve Teşvik Mekanizmaları

Rüzgâr ve güneş enerjisi üretimi ile ilgili her süreç sürdürülebilir bir gelecek için önemlidir. Bu nedenle bu tür yatırımların teşvik edilmesi de öncelikli olmaktadır. Hükümetler başta olmak üzere kamu ve özel sektör işletmeleri bir araya gelerek bu alanda yenilikleri teşvik etmeli, alt yapıyı iyileştirmeli ve yenilenebilir enerjiye geçişin hızlandırılması için uygun piyasa koşulları yaratmalıdır. Yenilenebilir enerji sektöründe araştırma ve geliştirme faaliyetlerine destek vermeyi, temiz enerjiyle ilgili her türlü projede çoklu paydaş katılımı anlayışıyla farkındalık yaratmayı, sektörün büyümesini teşvik eden düzenleyici yasa ve yönetmeliklerin hızla devreye alınmasını Galata Wind olarak özellikle önemsiyoruz.